11 Nisan 2012 Çarşamba

Dersaadet'te Ticaret

 (Seyyar kürdan satıcısı)
 İstanbul Ticaret Odası, İstanbul'da ticaretin tarihini anlatan "Dersaadet'te Ticaret" isimli kitabı yayın dünyasına kazandırdı.
 
Osmanlı İstanbul’unda esnaflık bir sanattı
Kitapta, Osmanlı zamanında ticaretin belkemiğini oluşturan Ahiliğin kuralları geniş bir biçimde ele alınırken, gururlanan, cimrilik eden, kıskanan, karşısındakinin ayıbını örtmeyen, dedikodu yapan esnafların Ahilik teşkilatından atıldığı anlatılıyor.

Dersaadet'te Ticaret'te esnafların padişah sefere çıkmadan önce bir alay düzenledikleri ve bu alayın da şairlerden meddahlara, görevi ilahi söylemek olan hanendelerden hekimlere, tütüncülerden sebzecilere kadar temsilcilerin bulunduğu bilgisi yer alıyor.

Doç. Dr. Bayram Nazır tarafından yayına hazırlanan kitapta, esnaflığın uyması gereken ahlak kuralları da anlatılıyor. Müşterilere iyi davranmanın esas alındığı esnaflıkta, ahlaksız davranışlar suç olarak kabul ediliyordu. Örneğin, hayvanlara küfreden bir kasabın şahitliği geçerli sayılmazken, devletin verdiği resmi kantarla mallarını tartmayan esnaf da suçlu kabul ediliyordu.

İstanbul'da dükkan açmak için belirli yeterliliğe sahip olmak gerektiği, esnafların yeterli meslek eğitimine sahip olsa dahi kendisi için kefil bulamadıkça dükkan açamadığı anlatılan kitapta, ihtiyaç dışı dükkan açarak piyasa fiyatlarıyla oynayan esnafın da esnaf kuralları gereğince suçlu sayıldığı, ayrıca komşusunu rahatsız eden bir esnafın da ceza almaya mahkum edildiği bilgileri de yer alıyor.

Kitaba göre Osmanlı dönemindeki İstanbul'da bazı meslek grupları padişahın özel destek ve himayesi altında bulunuyordu. Nakkaşlar, kitapçılar, ciltçiler, madenciler, bıçakçılar, müzik aleti yapanlar, oymacılar, tornacılar, kürkçüler, çizmeciler çeşitli nedenlerle padişah himayesine girmiş esnaf grubundandı.

Omzuna astığı bir sırıkla ciğer satan ciğerciler, açık tuz satan tuzcular, boyunlarına astıkları tulumlarla susatan sakalar, insan taşıyan sedyeciler, seyyar berberler, kumaş satan basmacılar, pişmiş koyun başı satan kelleciler, omuzlarına astıkları bir sırıkla mum satan mumcular, seyyar terziler, düğünlerde oynayan çengiler ve bunun gibi çok çeşitli meslek grubunun İstanbul halkına hizmet verdiği, dilencilerin de bir meslek grubu olarak anlatıldığı kitapta, cami avlularında bulunan ve kendilerine para verenlere de ''Sebilullah, Şehidan-ı Kervanı ervahı için sebil'' (Allah yoluna, Kerbela çölünde susuzluktan ölenlerin ruhları için sebil) şeklinde dua edenlerin de bir meslek erbabı sayıldığı bilgisine yer veriliyor.

http://www.trthaber.com/haber/kultur-sanat/bu-meslekler-artik-yok-33891.html

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder